İstanbul Kent Savunması Brezilya ile dayanışma videosu hazırladı.
“Endüstriyel futbola, neo-liberalizme, kentsel dönüşüme karşı direnen Brezilya Halkı’nı dayanışma ve kardeşlikle selamlıyoruz!”
anti-kapitalist etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
anti-kapitalist etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
19 Haziran 2014 Perşembe
Resistiu Brasil/Resist Brazil/Diren Brezilya
17 Haziran 2014 Salı
Fifa'ya KIRMIZI KART!
-Kupayı Kazanan Kim?
-Brezilya Halkı Değil!
Brezilya’da Dünya Kupası hazırlıkları kapsamında toplamda harcanan 15 milyar dolarlık 12 stadyum inşaatı, 900 milyon dolarlık güvenlik bütçesi (bunun içinde Türkiye’ye de biber gazı fişeği ve plastik mermi satan Condor firmasıyla yapılan 22 milyon dolarlık anlaşma da var) ve gerçekleştirilen kentsel dönüşüm politikaları nedeniyle yaklaşık 170 bin insan zorla evinden edildi.
Brezilyalılar bu bütçenin futbola değil barınmaya, ulaşıma, eğitime, sağlığa
harcanması gerektiği fikriyle, bu alanlara ayrılan bütçenin ve hizmet kalitesinin
artırılması talebiyle her fırsatta sokağa çıkıyor ve alışılageldiği gibi sert
polis şiddetiyle karşılaşıyorlar.
Pernambuco’da Dünya Kupası için yapılan kentsel dönüşümle birçok
insan tazminat dahi alamadan evinden olduğu kentte, stada giden karayolu
üzerindeki küçük esnaf da tezgahlarından ve dükkanlarından olmuş durumda. Evsiz İşçiler Hareketi’ne göre stadyumların onarımına ve inşasına harcanan 4
milyar dolar ile 200 bin konut yapılabilir. Bununla beraber Dünya Kupası
hazırlıklarında 8 işçinin iş cinayetlerine kurban gitmesi de halkın öfkesini
artırıyor. Brezilya hükümeti, polislerin olası bir grevini önlemek ve Dünya
Kupası boyunca polislerin ‘performansını’ garanti altına almak için emniyet
teşkilatına yüzde 15,8’lik maaş zammı yapılacağını açıkladı.
Dayanışmanın tüm sınırları aşıp devlet şiddetine karşı dünya halklarını birleştirici gücüyle,
20 Haziran Cuma
Saat: 12:00 ‘de
*daha fazla bilgi için: revolution-news.com/anti-fifa-world-cup-protests-in-brazil-much-bigger-than-expected-live-blog/
12 Nisan 2013 Cuma
Festivali Emek'te Kapatıyoruz!
14 Nisan Pazar günü 16:00'da Emek Sineması'nın önünde buluşuyoruz.
Emek'te açtığımız festivali, yine Emek'te kapatıyor, Mücadeleye Devam
Ediyoruz.
Bazen zaman hızlanır, bir anlığına her şey imkan dahilinde görünür. Bize “alternatif yok” diyen siyasi iktidarlara ve sermayeye karşı, inatla “var” deriz; bir gün bir kapıyı açarız ve mümkünün kıyısındayızdır.
Böylesi bir kapı araladık.
2009’dan beri Beyoğlu Belediyesi’nin ve Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın onayıyla Multi Türkmall ve Kamer İnşaat eliyle gerçekleştirilmek istenen yıkım projesine karşı çıkan bizler için bu seneki Festival her zamankinden daha hareketli, daha heyecanlı ve daha güçlü geçti. Önce “kamu” olarak Sinemamızın kapısını tekrar araladık ve Festival’in açılışını Emek Sineması’nda gerçekleştirdik. Sonra, bize ait olan Yeşilçam Sokak’a girmek istediğimiz için biber gazı, tazyikli su ve coplarla saldırıya uğradık, inatla dağılmadık ve hep beraber haykırdık: “Emek Bizim İstanbul Bizim!” Burada duracak değiliz. Yıkımı engelleyip Emek Sineması’nı geri alana kadar mücadeleye devam edeceğiz. Sokaklarımıza, meydanlarımıza, mahallelerimize, sinemalarımıza, kentimize ve bütün bu alanları bizlerin kılan kentsel hafızamıza, yaşamlarımıza yapılan saldırılara karşı bir aradayız!
Açılışını Emek Sineması’nda yaptığımız Festival’in kapanışını gerçekleştirmek, mücadeleye devam edeceğimizi haykırmak, dahası hayatı festival kılmak için 14 Nisan Pazar günü saat 16:00’da Emek Sineması’nda buluşuyoruz.
Emek Sermayeyle uzlaşmayacak!
Emek Bizim İstanbul Bizim!
Bazen zaman hızlanır, bir anlığına her şey imkan dahilinde görünür. Bize “alternatif yok” diyen siyasi iktidarlara ve sermayeye karşı, inatla “var” deriz; bir gün bir kapıyı açarız ve mümkünün kıyısındayızdır.
Böylesi bir kapı araladık.
2009’dan beri Beyoğlu Belediyesi’nin ve Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın onayıyla Multi Türkmall ve Kamer İnşaat eliyle gerçekleştirilmek istenen yıkım projesine karşı çıkan bizler için bu seneki Festival her zamankinden daha hareketli, daha heyecanlı ve daha güçlü geçti. Önce “kamu” olarak Sinemamızın kapısını tekrar araladık ve Festival’in açılışını Emek Sineması’nda gerçekleştirdik. Sonra, bize ait olan Yeşilçam Sokak’a girmek istediğimiz için biber gazı, tazyikli su ve coplarla saldırıya uğradık, inatla dağılmadık ve hep beraber haykırdık: “Emek Bizim İstanbul Bizim!” Burada duracak değiliz. Yıkımı engelleyip Emek Sineması’nı geri alana kadar mücadeleye devam edeceğiz. Sokaklarımıza, meydanlarımıza, mahallelerimize, sinemalarımıza, kentimize ve bütün bu alanları bizlerin kılan kentsel hafızamıza, yaşamlarımıza yapılan saldırılara karşı bir aradayız!
Açılışını Emek Sineması’nda yaptığımız Festival’in kapanışını gerçekleştirmek, mücadeleye devam edeceğimizi haykırmak, dahası hayatı festival kılmak için 14 Nisan Pazar günü saat 16:00’da Emek Sineması’nda buluşuyoruz.
Emek Sermayeyle uzlaşmayacak!
Emek Bizim İstanbul Bizim!
Etiketler:
anti-kapitalist,
dayanışma,
direnişin ritimleri,
emek,
emek bizim,
emek sineması,
kentsel dönüşüm,
protest,
protesto,
rhythms of resistance istanbul
31 Mart 2013 Pazar
19 Mart 2012 Pazartesi
Taksim rantın değil, emeğin meydanıdır!
İstanbul Taksim Meydanı'nın kentsel dönüşüm adı altında rant
çevrelerine açıldığına dikkat çeken binlerce kişi, İstiklal Caddesi'nde
düzenledikleri yürüyüşle, "Ferman AKP'nin, Taksim bizimdir" diye
haykırdı.
AKP hükümetinin kentsel dönüşüm projeleri çerçevesinde Taksim Meydanı için yapılması düşünülen proje, Taksim'de protesto edildi. Taksim Meydanı'nın kentsel dönüşüm adı altında rant çevrelerinin kullanımına açılmasına binlerce kişi tepki gösterdi. Çok sayıda demokratik kitle örgütü ve sivil toplum kurumu tarafından kurulan Taksim Platformu'nun çağrısı ile bir araya gelen binlerce kişi, Tünel Meydanı'nda bir araya geldi. Tünel'den Taksim Meydanı'na yürüyüşe geçen binlerce kişi, "Betonlaştırmaya, insansızlaştırmaya karşı yürüyoruz" yazılı pankartı açtı.
Taksim'in koruma altına alınması gereken bir kültür mekanı olduğunu dile getiren Aydın, projenin oldu bittiye getirildiğine dikkat çekerek, acil olarak durdurulmasını talep etti. Taksim'in emek ve demokrasi meydanı olduğuna söyleyen Aydın, "Meydana hep birlikte sahip çıkıyoruz. Taksim Meydanı hepimizin" dedi.
AKP hükümetinin kentsel dönüşüm projeleri çerçevesinde Taksim Meydanı için yapılması düşünülen proje, Taksim'de protesto edildi. Taksim Meydanı'nın kentsel dönüşüm adı altında rant çevrelerinin kullanımına açılmasına binlerce kişi tepki gösterdi. Çok sayıda demokratik kitle örgütü ve sivil toplum kurumu tarafından kurulan Taksim Platformu'nun çağrısı ile bir araya gelen binlerce kişi, Tünel Meydanı'nda bir araya geldi. Tünel'den Taksim Meydanı'na yürüyüşe geçen binlerce kişi, "Betonlaştırmaya, insansızlaştırmaya karşı yürüyoruz" yazılı pankartı açtı.
SANATÇILAR DA DESTEK VERDİ
Eylemde "Taksim rantın değil emeğin meydanıdır", "AKP meydanı boş mu sandın?", "Taksim'de karanlık dehlizleri istemiyoruz" ve beyaz renkli üzerinde "Taksim bizimdir" yazılı balonlar taşındı. Yürüyüş boyunca, "Emeğinize kentine Taksim'e sahip çık", "İstanbul uyuma Taksim'e sahip çık", "Taksim bizimdir bizim kalacak", "Ferman AKP'nin, Taksim bizimdir", "Vatandaş uyuma Taksim'e sahip çık" sloganları atıldı. Binlerce kişilik kortejin önünde müzisyenler tarafından, Direnişin Ritimleri grubu ve Karadeniz yöresine ait tulum enstrümanı çalınırken, yürüyüşe Bulutsuzluk Özlemi grubu üyelerinden de destek geldi.'PROJE KİMLİKSİZLEŞTİRME PROJESİDİR'
Taksim Meydanı'na ulaşan kitleyi Bandista grubu söylediği şarkılarla karşıladı. Söylenen şarkıların ardından Taksim Platformu adına oyuncu Orhan Aydın açıklama yaptı. Aydın, Taksim'in imar planında yapılan değişikliğin hukuksuz olduğuna dikkat çekerek, bu projenin betonlaştırma, insansızlaştırma ve kimliksizleştirme projesi olduğunu söyledi.Taksim'in koruma altına alınması gereken bir kültür mekanı olduğunu dile getiren Aydın, projenin oldu bittiye getirildiğine dikkat çekerek, acil olarak durdurulmasını talep etti. Taksim'in emek ve demokrasi meydanı olduğuna söyleyen Aydın, "Meydana hep birlikte sahip çıkıyoruz. Taksim Meydanı hepimizin" dedi.
23 Haziran 2011 Perşembe
Mango ve English Time'da Müzikli Protesto
Transfobi ve homofobi karşıtları bir trans bireyin
kaydını yapmayan English Time dil kursunu ve başka bir trans bireyin
kadın kabininde giyinmesini engelleyen Mango mağazasını basarak
ayrımcılığı müzikle protesto etti.
İstanbul - BİA Haber Merkezi
Bir grup transfobi ve homofobi karşıtı English Time dil kursunda ve Mango mağazasında trans kadınlara yapılan ayrımcılığı protesto etmek için Direnişin Ritimleri ile müzikli eylem yaptı.
English Time dil kursunda bir trans kadının kaydının yapılmaması ve Mango mağazasında yine trans bir kadının kadın kabininde giyinmek istemesinin engelenmesi üzerine 60- 70 kişilk grup dün gece önce kursa ardında mağazaya girerek eylem yaptı.
22 Haziran eylemine katılanlardan Rüzgar Gökçe bu iki olay üzerine kulaktan kulağa örgülenerek Direniş ritm grubu ile birlikte saat 9:15 gibi önce English Time binasına girdiklerini söyledi. Burada Asya yaşadığı ayrımcılığı megafon ile anlatmış.
Ardından Mango mağazasına gidip aynı eylemi devam ettirmişler, burada da Merve megafonla yaşadığı durumu anlatmış.
"Anonsla ikaz etmişler"
Gökçe, Mango mağazasında Merve adlı trans kadının yaşadıklarını şöyle anlattı:
"Merve, kadın kabininde giyinmek istemiş. Önce görevli yanına gelip erkek kabinine gitmesini söylemiş. Merve bunu reddedince mağazadan anons yapılıp ikaz edilmiş. Bunun üzerine bir sürü insan Merve'nin yanına gelip bakmış. Tabii ki bu çok rencide edici bir durum. O da çıkmış mağazadan."
"Beş ay kursa almamışlar"
Gökçe, English Time dil kursunda trans bir kadın olan Asya'nın uğradığı ayrımcılığı şöyle aktardı:
"Asya kursa gidip kayıt yaptırmak istemiş ancak nüfus cüzdanının mavi olduğunu gördüklerinden sonra 'sınıf açılmadı, yer yok' bahanesiyle beş ay boyunca kursa başlatmamışlar. Dün bunun gerçek olup olmadığını öğrenmek için hetero bir arkadaşımız kayıt yaptırdı ve pazartesiye başlayabileceği söylendi. Asya tekrar gidip sorduğunda ise yine kabul edilmedi."
"Şirket politikasıysa vahim"
Bu iki kurumda yaşananların şirket politikası olmadığını umduğunu söyleyen Gökçe, "Eğer şirket politikasıysa çok vahim bir durum ama bence burada çalışanların insiyatifi ile oluşan bir ayrımcılık söz konusu. Umarız budan sonra tutumlarını değiştirirler" dedi.
Direnişin Ritimleri nedir ?
2009'da IMF'yi protesto etmek için İstanbul ayağı kurulan uluslarası müzik eylem grubu. Kendilerini sambayı politik bir eylem olarak kullanan anti-militarist, anti-kapitalist ve anti-otoriter aktivistler olarak tanımlıyorlar. Londra merkezli grup (Reclaim The Streets) "Sokakları Geri Al"in açık karnaval bölümü olarak 2000'de kurulan Rythms of Resistance, (RoR), eylemlerimiz "Kapitalizmin, sömürünün, homofobinin, transfobinin,türcülügün, ayrımcılığın, savaşın, baskınin, ırkçılığın ve cinsiyetçiligin antitezidir" diyor. Eylem dışında müzik yapmayan grup 15-20 kişiden oluşuyor ve enstrüman olarak davulun her çeşidini kullanıyorlar. (NV/ŞA)
Mango eyleminin videosunu izlemek için tıklayınız.
English Time eyleminin videosunu izlemek için tıklayınız.
22 Haziran 2011 Çarşamba
1 Mayıs 2011 Pazar
1 Mayıs’ta Gökkuşağı Bayrağı Altındaydık
Taksim’deki 1 Mayıs İşçi Bayramı kutlamalarına lgbt
(lezbiyen, gey, biseksüel ve trans) emekçiler ve homo/bi/transfobi
karşıtları gökkuşağı bayrağı altında katıldı.İstanbul LGBTT ve Lambdaistanbul‘un çağrısıyla kurulan LGBT kortejinde “Kapitalizme karşı LGBT’ler Burada”
ortak pankartı, gökkuşağı bayrakları ve “Seks İşçiliği de İştir”, “LGBT
Emek Sesini Yükselt”, “Üniversiteli LGBT’ler Burada”, “Trans
Cinayetleri Politiktir”, “Homo-, bi-, transfobik Devrim İstemiyoruz”,
“Cinsel Yönelim ve Cinsiyet Kimliği Anayasaya Eklensin” dövizleri
taşındı. Bazı sloganlar da şöyleydi:
Okuluma Dokunma İnisiyatifi, İmece Toplumun Şehircilik Hareketi ve Göçmen Dayanışma Ağı‘nın arasında oluşturulan LGBT korteji Taksim meydanına Şişli yönünden girdi. Üniversite lgbt kulüpleri, ve seks işçilerine yönelik çalışan Kadın Kapısı Derneği de kortejdeydi.
Yürüyüş, “Direnişin Ritimleri” samba bandosu eşliğinde çok coşkulu ve eğlenceli geçti. Kortej meydana girdiğinde, geçen yılın aksine, kürsüden “Homofobi ve transfobiye karşı mücadele edenler hoşgeldiniz”, “Üniversiteli lgbt’ler hoşgeldiniz” anonsuyla karşılandı.
Lambdaistanbul 1 Mayıs çağrısında, iş hayatında da ayrımcılığa
uğrayan, işe alınmayan, işten atılan, nefret cinayetleri sonucu
öldürülen, başta seks işçileri olmak üzere esnek, güvencesiz, kuralsız
çalışan LGBT’lerin taleplerini şu şekilde sıraladı:
- “gelsin baba, gelsin devlet, gelsin cop, inadına isyan, inadına isyan, inadına özgürlük”
- “nefret öldürüyor, devlet bunu görmüyor”
- “yaşasın 1 mayıs, yaşasın eşcinsel mücadelemiz”
- “kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber, ya hiçbirimiz”
- “dünya yerinden oynar, ibneler özgür olsa”
- “okulda, işte, mecliste, eşcinseller her yerde, kabul et ya da etme”
- “hür doğdum hür yaşarım” şarkısı
Okuluma Dokunma İnisiyatifi, İmece Toplumun Şehircilik Hareketi ve Göçmen Dayanışma Ağı‘nın arasında oluşturulan LGBT korteji Taksim meydanına Şişli yönünden girdi. Üniversite lgbt kulüpleri, ve seks işçilerine yönelik çalışan Kadın Kapısı Derneği de kortejdeydi.
Yürüyüş, “Direnişin Ritimleri” samba bandosu eşliğinde çok coşkulu ve eğlenceli geçti. Kortej meydana girdiğinde, geçen yılın aksine, kürsüden “Homofobi ve transfobiye karşı mücadele edenler hoşgeldiniz”, “Üniversiteli lgbt’ler hoşgeldiniz” anonsuyla karşılandı.
- Anayasanın vatandaşların yasalar önünde eşitliğini vurgulayan 10. maddesine “cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği” ibareleri eklenmeli ve tüm işçi ve emekçileri etkileyen iş güvenliği yasaları ile ilgili düzenlemelerle birlikte hayata geçirilmelidir.
- Cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği sebebiyle LGBT bireylerin iş hayatında karşılaştığı sorunlar ortadan kaldırılmalıdır. Tüm sendikalarda LGBT komisyonları oluşturulmalı, çalışma alanlarında LGBT hakları sendikalarca tanınmalıdır.
- LGBT bireyler her gün yaşamın her alanında ayrımcılığa maruz kalmakta, taciz edilmekte hatta cinayete kurban gitmektedir. 2007 yılında bu yana haberdar olabildiğimiz 47 LGBT arkadaşımız öldürüldü. Toplumda ötekileştirilen yalnız bırakılan tüm bireylerin insanca yaşam hakkı için yasal ve toplumsal çalışmalarla bu ayrımcılığa ve bu ölümlere dur denilmelidir.
- Emek, demokrasi, barış, özgürlük için mücadele eden kesimler LGBT bireylerin hakları konusunda duyarlılığını artırmalıdır.
28 Nisan 2011 Perşembe
27 Kasım 2010 Cumartesi
Tekel Direnişi Devam Ediyor!
SENDİKA AĞALARINI PROTESTO EYLEMİNE ÇAĞRI
27 Kasım Cumartesi saat 16.30'da, 4. Levent'te Tekel Direniş Çadırlarında olacağız. Sendika ağaları ve polis işbirliğiyle uygulanan hakaret ve saldırılar karşısında, Tekel işçilerini yanlız bırakmayalım.
Direniş ve dayanışmayla..
Direnişin Ritimleri
27 Kasım 2010 Cumartesi 4.Levent / İstanbul
27 Kasım Cumartesi saat 16.30'da, 4. Levent'te Tekel Direniş Çadırlarında olacağız. Sendika ağaları ve polis işbirliğiyle uygulanan hakaret ve saldırılar karşısında, Tekel işçilerini yanlız bırakmayalım.
Direniş ve dayanışmayla..
Direnişin Ritimleri
27 Kasım 2010 Cumartesi 4.Levent / İstanbul
5 Mayıs 2010 Çarşamba
28 Şubat 2010 Pazar
Direnişin Ritimleri Tekel İşçilerinin Yanındaydı!

Ankara'da Dağıttığımız Bildiri.
DİRENEN İŞÇİLER KAZANACAK!
4C diyorlar işçilere dayatılan yasaya. İnsanca hiç bir madde barındırmayan bu yasa işçilerin kadrosunu elinden alıyor, maaşını yarıya indiriyor. İş güvenceside yok. Ne iş olursa yapacaksın, her sene sözleşmen yenilenecek mi diye kaygılanacaksın, ama kesinlikle başka bir iş yapmaya da kalkmayacaksın. En az iki ay ücretsiz işe çıkacaksın, bu daha fazlada olabilir devletin tasarrufunda ve daha bir sürü insafsızlık. İşine gelirse diyor devlet!
Bu bir kölelik yasası, bu insan haklarına aykırı!
Evlerinden ailelerinden uzakta kolluk kuvvetlerinin her türlü baskı ve müdahalesine rağmen cesaretlerini kaybetmeden direniyor TEKEL işçileri. İnsanca yaşamak istiyorlar. Haklılar, onurlular ve yanlız değiller.
Bizler sambayı politik bir eylem olarak kullanan, uluslararası bir ağa dahil anti-militarist, anti-kapitalist ve anti-otoriter aktivistleriz. 76 gündür süren Tekel direnişinin sesini ritimlerimizle yüreklendirmeye, desteklemeye geldik.
DİRENİŞİN RİTİMLERİ İSTANBUL
4C diyorlar işçilere dayatılan yasaya. İnsanca hiç bir madde barındırmayan bu yasa işçilerin kadrosunu elinden alıyor, maaşını yarıya indiriyor. İş güvenceside yok. Ne iş olursa yapacaksın, her sene sözleşmen yenilenecek mi diye kaygılanacaksın, ama kesinlikle başka bir iş yapmaya da kalkmayacaksın. En az iki ay ücretsiz işe çıkacaksın, bu daha fazlada olabilir devletin tasarrufunda ve daha bir sürü insafsızlık. İşine gelirse diyor devlet!
Bu bir kölelik yasası, bu insan haklarına aykırı!
Evlerinden ailelerinden uzakta kolluk kuvvetlerinin her türlü baskı ve müdahalesine rağmen cesaretlerini kaybetmeden direniyor TEKEL işçileri. İnsanca yaşamak istiyorlar. Haklılar, onurlular ve yanlız değiller.
Bizler sambayı politik bir eylem olarak kullanan, uluslararası bir ağa dahil anti-militarist, anti-kapitalist ve anti-otoriter aktivistleriz. 76 gündür süren Tekel direnişinin sesini ritimlerimizle yüreklendirmeye, desteklemeye geldik.
DİRENİŞİN RİTİMLERİ İSTANBUL
17 Ekim 2009 Cumartesi
IMF-DB İstanbul'da, Direnistanbul Sokaktaydı
"Feminist, LGBTT, özgürlükçü Marksist, anarşist,
anti-otoriter, ekolojist bireylerin zirveye karşı oluşturduğu
Direnistanbul koordinasyonu, hem 1-8 Ekim haftasına kadar hem de bu
hafta içinde gerçekleştirdiği eylem ve etkinlikler ile sürekli direnişin
bu topraklarda işleyen ve daha etkin formlarını aradı."
Uluslararası Para Fonu (IMF) ve Dünya Bankası (DB) yönetici
kurullarının toplantısı geçen hafta İstanbul'da gerçekleşirken
İstanbul'un meydanları ve sokakları IMF-DB karşıtı gösterilere ev
sahipliği yapıyordu.
Bu eylemlerin düzenleyicileri arasında yer alan bir grup da Direnistanbul'du ki onlar aklımızda "IMF papucu yarım çık dışarıya oynayalım" sloganıyla kaldılar.
İstanbul için "isyan vakti" bayrağı açan Direnistanbul'la IMF-DB "misafirperliği" üzerine muhakemeyi yapmak için Direnistanbul'dan Zehra Zühre'yle konuştuk.
Direnistanbul fikri nasıl çıktı? Kimlerden oluşturuyor? Nasıl bir araya gelmeye karar verdiniz?
Direnistanbul bir grup anti-otoriter aktivistin ortaya attığı bir fikir olarak Haziran ayı sonlarında ortaya çıktı. Aslına bakarsan, IMF ve DB toplantılarının İstanbul'da olacağını yaklaşık iki yıldır biliyorduk. Fakat herkesin gündeminde farklı konular olduğu için ortak bir zeminde toplanmak biraz zaman aldı. Bu grup kısa zamanda büyüdü. Birbirini tanıyan, kimi zaman birlikte hareket etmiş aktivistler bir araya gelmeye başladı. Bu küçük grubun yaptığı ilk iş bir direnistanbul blogu açmak oldu. Blogda "Direnişin Şenliğine Bekliyoruz" adı altında ilk mobilizasyon çağrısı yapıldı ve 20 kadar farklı dile çevrildi.
Bu eylemlerin düzenleyicileri arasında yer alan bir grup da Direnistanbul'du ki onlar aklımızda "IMF papucu yarım çık dışarıya oynayalım" sloganıyla kaldılar.
İstanbul için "isyan vakti" bayrağı açan Direnistanbul'la IMF-DB "misafirperliği" üzerine muhakemeyi yapmak için Direnistanbul'dan Zehra Zühre'yle konuştuk.
Direnistanbul fikri nasıl çıktı? Kimlerden oluşturuyor? Nasıl bir araya gelmeye karar verdiniz?
Direnistanbul bir grup anti-otoriter aktivistin ortaya attığı bir fikir olarak Haziran ayı sonlarında ortaya çıktı. Aslına bakarsan, IMF ve DB toplantılarının İstanbul'da olacağını yaklaşık iki yıldır biliyorduk. Fakat herkesin gündeminde farklı konular olduğu için ortak bir zeminde toplanmak biraz zaman aldı. Bu grup kısa zamanda büyüdü. Birbirini tanıyan, kimi zaman birlikte hareket etmiş aktivistler bir araya gelmeye başladı. Bu küçük grubun yaptığı ilk iş bir direnistanbul blogu açmak oldu. Blogda "Direnişin Şenliğine Bekliyoruz" adı altında ilk mobilizasyon çağrısı yapıldı ve 20 kadar farklı dile çevrildi.
28 Eylül 2009 Pazartesi
26 Eylül 2009 Cumartesi
KİMSE NEDENSİZ KAÇMAZ, HEPİMİZ GÖÇMENİZ!
Kumkapı (26.09.2009) – Direnistanbul Koordinasyonu aktivistleri, göçmenlerin Kumpakı’daki misafirhane denilen zindanda yaşadıkları kötü muameleyi ve kötü yaşam koşullarını teşhir etmek için Kumkapı işkencehanesinin önündeydi.
Kötü yaşam koşullarını protesto etmek için geçen hafta isyan çıkaran göçmen dostlara destek ve dayanışmalarını göstermek için Direnistanbul koordinasyonu ve Direnişin Ritimleri samba grubu eylemde yer aldı. “Kimse nedensiz kaçmaz, Hepimiz göçmeniz!” pankartıyla Kumkapı tren istasyonundan işkencehanenin önüne yürüyen eylemciler yaklaşık yarım saat polisin kurduğu barikat önünde etkinliklerini sürdürdü. Hazırlanan metin okundu ve işkencehane önünden ayrılarak bir süre Kumkapı sokaklarında ritim grubu eşliğinde sloganlarla bildiriler dağıtarak yüründü.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)









