9 Mart 2010 Salı

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü

8 Mart 2010 / Feminist Gece Yürüyüşü ve Sokak Partisi
"Sokaklar bizimdir, hesap sorulmaz, 12'den sonra büyü bozulmaz"

6 Mart 2010 / 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü yürüyüşü / Kadıköy!



8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü - Direnişin Ritimleri from the revolution is my girlfriend on Vimeo.

4 Mart 2010 Perşembe

Biz Kimiz!

Bizler, sambayı politik bir eylem olarak kullanan, sınırlar ötesi bir birlikteliğe omuz veren
anti-kapitalist ve anti-otoriter aktivistleriz.
Karnavallardan esinlenip, taktiksel eğlenceyi kullanarak, hakimiyet kurmuş sistemleri eleştirir ve karşı dururuz. Sömürüye, ayrımcılığa ve baskıya karşı mücadele eden herkesi doğrudan destekleriz.


Herhangi bir merkezi olmayan farklı gruplar olsak da, amacımız bu kollektif sürece katılımı arttırmaktır. Bizimle gelin! Birlikte Müzik yapmak için herşeyimiz var.

RoR, sanat ve politikanın, karnaval ve protestonun arasındaki bağı irdeleyen bir yol olmustur. Bizim yaptığımız, müzik ve politikayı karıştıran geleneğin bir bölümüdür. RoR bu geleneği sürdürüp aynı anda da sağlam kahkahalar atmaktadır. Bizim için pembe ve gümüş kıyafetler rengarenk giyinmek ve tüyden eşarplar takmak eğlenceli olduğu kadar politiktir de. Protestolara ve gösterilere giden insanların yanında yürüyen ve onlara müzikal ve yaratıcı destek sağlayan bandoya dönüşüyoruz.Bu şekilde beraber müzik yapmak hiyerarşisi olmayan birşey yapmaktır. Ritimleri tutturmak icin hepimiz birbirimize bağımlıyız. Bizler sokak aktivistleri karnaval grubuyuz. Eylemlerimiz kapitalizmin, sömürünün, ayrımcılığın, savaşın, baskının, ırkçılığın ve cinsiyetçiliğin antitezidir.

28 Şubat 2010 Pazar

Direnişin Ritimleri Tekel İşçilerinin Yanındaydı!


Ankara'da Dağıttığımız Bildiri.


DİRENEN İŞÇİLER KAZANACAK!

4C diyorlar işçilere dayatılan yasaya. İnsanca hiç bir madde barındırmayan bu yasa işçilerin kadrosunu elinden alıyor, maaşını yarıya indiriyor. İş güvenceside yok. Ne iş olursa yapacaksın, her sene sözleşmen yenilenecek mi diye kaygılanacaksın, ama kesinlikle başka bir iş yapmaya da kalkmayacaksın. En az iki ay ücretsiz işe çıkacaksın, bu daha fazlada olabilir devletin tasarrufunda ve daha bir sürü insafsızlık. İşine gelirse diyor devlet!

Bu bir kölelik yasası, bu insan haklarına aykırı!

Evlerinden ailelerinden uzakta kolluk kuvvetlerinin her türlü baskı ve müdahalesine rağmen cesaretlerini kaybetmeden direniyor TEKEL işçileri. İnsanca yaşamak istiyorlar. Haklılar, onurlular ve yanlız değiller.
Bizler sambayı politik bir eylem olarak kullanan, uluslararası bir ağa dahil anti-militarist, anti-kapitalist ve anti-otoriter aktivistleriz. 76 gündür süren Tekel direnişinin sesini ritimlerimizle yüreklendirmeye, desteklemeye geldik.
DİRENİŞİN RİTİMLERİ İSTANBUL


17 Ekim 2009 Cumartesi

IMF-DB İstanbul'da, Direnistanbul Sokaktaydı

"Feminist, LGBTT, özgürlükçü Marksist, anarşist, anti-otoriter, ekolojist bireylerin zirveye karşı oluşturduğu Direnistanbul koordinasyonu, hem 1-8 Ekim haftasına kadar hem de bu hafta içinde gerçekleştirdiği eylem ve etkinlikler ile sürekli direnişin bu topraklarda işleyen ve daha etkin formlarını aradı." 

İstanbul - BİA Haber Merkezi
17 Ekim 2009, Cumartesi
Uluslararası Para Fonu (IMF) ve Dünya Bankası (DB) yönetici kurullarının toplantısı geçen hafta İstanbul'da gerçekleşirken İstanbul'un meydanları ve sokakları IMF-DB karşıtı gösterilere ev sahipliği yapıyordu.
Bu eylemlerin düzenleyicileri arasında yer alan bir grup da Direnistanbul'du ki onlar aklımızda "IMF papucu yarım çık dışarıya oynayalım" sloganıyla kaldılar.
İstanbul için "isyan vakti" bayrağı açan Direnistanbul'la IMF-DB "misafirperliği" üzerine muhakemeyi yapmak için Direnistanbul'dan Zehra Zühre'yle konuştuk.

Direnistanbul fikri nasıl çıktı? Kimlerden oluşturuyor? Nasıl bir araya gelmeye karar verdiniz?
Direnistanbul bir grup anti-otoriter aktivistin ortaya attığı  bir fikir olarak Haziran ayı sonlarında ortaya çıktı. Aslına bakarsan, IMF ve DB toplantılarının İstanbul'da olacağını yaklaşık iki yıldır biliyorduk. Fakat herkesin gündeminde farklı konular olduğu için ortak bir zeminde toplanmak biraz zaman aldı. Bu grup kısa zamanda büyüdü. Birbirini tanıyan, kimi zaman birlikte hareket etmiş aktivistler bir araya gelmeye başladı. Bu küçük grubun yaptığı ilk iş bir direnistanbul blogu açmak oldu. Blogda "Direnişin Şenliğine Bekliyoruz" adı altında ilk mobilizasyon çağrısı yapıldı ve 20 kadar farklı dile çevrildi.

26 Eylül 2009 Cumartesi

KİMSE NEDENSİZ KAÇMAZ, HEPİMİZ GÖÇMENİZ!



Kumkapı (26.09.2009) – Direnistanbul Koordinasyonu aktivistleri, göçmenlerin Kumpakı’daki misafirhane denilen zindanda yaşadıkları kötü muameleyi ve kötü yaşam koşullarını teşhir etmek için Kumkapı işkencehanesinin önündeydi.

Kötü yaşam koşullarını protesto etmek için geçen hafta isyan çıkaran göçmen dostlara destek ve dayanışmalarını göstermek için Direnistanbul koordinasyonu ve Direnişin Ritimleri samba grubu eylemde yer aldı. “Kimse nedensiz kaçmaz, Hepimiz göçmeniz!” pankartıyla Kumkapı tren istasyonundan işkencehanenin önüne yürüyen eylemciler yaklaşık yarım saat polisin kurduğu barikat önünde etkinliklerini sürdürdü. Hazırlanan metin okundu ve işkencehane önünden ayrılarak bir süre Kumkapı sokaklarında ritim grubu eşliğinde sloganlarla bildiriler dağıtarak yüründü.