11 Aralık 2010
Şirketlerin; vadileri, kültürü, yaşamları yıkım ve talan projesi olan hidro elektrik santrallerine karşı nöbet 4. günündeydi. Kapitalizm’in vadilere ve köylere giriş kapısı olan HES’lere karşı, vadilerden yükselen isyanın sesi 4. gününde Kabataş’ta Orya Enerji önündeydi. Yoğun kar yağışı altında buluşan Loç’lular ve yaşam savunucuları, şirketin önüne ; ”Hes’e karşı 4 gündür burdayız.” , ”Orya Enerji – Ümran Boru LOÇ VADİSİ’nden defol.” pankartlarını asarak güne başladı.
"Cide Hes Gidecek, Huzur Gelecek! ”, ” Katil Orya, Vadimizden Defol! ”, ”Senoz’da, Munzur’da, Fırtına’da, Loç’ta, HES’lere karşı İsyan!” sloganlarının atıldığı eylemde, güzergah üzerindeki araçlara ve çalışanlara yoğun bildiri dağıtımı yapıldı. Araçlardan gelen desteğin , eylem alanında yarattığı motivasyonla sloganlar hiç susmadı. İçilen çaylar, söylenen marşlar ve türkülerle ısınan eylemciler , Hayvan Özgürlüğü İnisiyatifi ve Direnişin Ritimleri’nin destek ziyareti sonrasında eyleme pazartesi günü tekrar bir araya gelmek üzere sloganlarla son verdiler.
Bu oturma eylemi Loç’tan Senoz’a, İkizdere’den Allianoi’e, Hasankeyf’ten Aksu’ya, Alakır’dan Sakarya’ya, Cilo’dan Artvin’e, Karabük’ten Küre’ye TÜM HES MAĞDURLARI’NIN FERYADIDIR!
11 Aralık 2010 Cumartesi
Sirkler eğlence değil işkencedir!
Medrano Sirki Protestosunda arbede
Hayvan Özgürlüğü İnisiyatifi ve Direnişin Ritimleri, hayvanlara uygulanan işkence ve zulmü protesto etmek için Maçka Küçük Çiftlik Parkı'nda bulunan Medrano Sirki'nin önünde eylemdeydi. Protesto eylemi sırasında sirk girişine doğru yürüyüşe geçen eylemcilere sirk görevlileri saldırdı. Saldırıya karşılık veren eylemciler slogan ve ritimleri arttırarak sirkin önünden gitmemeye ve hayvan zulmünü teşhir etmeye kararlı olduklarını gösterdiler.

Basın açıklamasında, hayvanlara yönelik zulüm ve işkenceyi eğlence olarak sunmakla suçladıkları sirki protesto için toplandıkları söylendi. Sirklerin hayvanlara yapılan zulüm, zorlama, tutsaklık ve işkence merkezli olduğu ifade eden eylemciler açıklamalarında, "Bu ticarethaneler, eğlenceyi değil, zulmü ve işkenceyi pazarlar. Çivili sopa, kırbaç, elektro şok çubuğu, kanca gibi işkence aletleri kullanılarak bir eğitim sürecine zorlanan, ardından işe yaramayacak hale gelene kadar kullanıp atılan, öldürülen, açlıkla ve kırbaçla terbiye edilen hayvanlar, parlak albenili, ışıltılı gözüken kıyafetler ve süslerle donatılıp eğlence sektörünün kölesi haline getiriliyor" dedi. Eylemde ayrıca polisin geçen hafta bir öğrenciye saldırarak bebeğini katletmesine gönderme yapmak üzere bazı eylemciler hamile kılığına girdi, bazıları ise "Hamileyim, Eylemdeyim" dövizleri taşıdılar.
6 Aralık 2010 Pazartesi
Sendika bürokrasisine ve sermayeye karşı birleşik mücadele
TEKEL'ciler 8. meşaleli yürüyüşlerinde “Sendika bürokrasisine ve sermayeye karşı birleşik mücadele” çağrısı yaptılar.

Meşalelerini sekizinci defa Taksim'de yakan direnişçi işçilere sınıf kardeşlerinden destek eksilmedi. İşe iade davasını kazanan BETESAN direnişçisi Zeynel KIZILASLAN, direnişteki SAPPHİRE işçileri de direnişin meşalesini taşıdılar. Bunun yanı sıra, Herkese Sağlık ve Güvenli Gelecek Platformu, Alınteri, Mücadele Birliği, BDSP, Halk Cephesi, İvme Dergisi, Spor Sendikası, Bilgesu Erenus, Mehmet Ekici de eyleme destek verenler arasındaydı. Birçok direnişe ritimleriyle destek veren “Direnişin Ritimleri” adlı müzik grubu ritimleriyle eyleme sesini kattı.
Genç-Sen öğrenci sendikasına yapılan saldırı ıslık ve alkışlarla protesto edildi. Yürüyüş esnasında sıkça, “Hak verilmez alınır zafer sokakta kazanılır!”, “Sapphire(Safir) işçisi yalnız değildir!”, “Her yer TEKEL her yer direniş!”, “Yaşasın sınıf dayanışması! , “Biz haklıyız biz kazanacağız!” sloganları gür bir şekilde atıldı. Direnişin Ritimleri müzik grubunun canlı ritimleri eylemi canlandırarak kitlenin ilgisini çekmeyi başardı. Yoldan geçen birçok insan TEKEL'cilerin eylemine destek oldular. İstiklal Caddesi'nde Gurp Emeğe Ezgi kısa bir müzik dinletisi verdi.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)